Çarşamba, 26 Ağustos 2026 İletişim
Üye Ol Üye Girişi Denizli / Buldan — Dijital Miras Arşivi
Buldan Ağzı
Desdümbek
Dümbelek.

Bir Zamanlar Buldan

Denizli - Buldan İlçesi Siyah Beyaz Fotoğraf Arşivi

Buldan Ağzı
Aşamoltu
Akşamüstü.
✦ ✦ ✦
Tüm Makaleler

Buldan'ın Kalbinde Yaşayan Bir Efsane: Dr. Abdullah Sayıner ve 22 Yıllık İmece Şaheseri

Cuma, 2 Ocak 2026

Bazı insanlar vardır ki, doğdukları yerle değil, hayatlarını adadıkları topraklarla anılırlar. 1888 yılında İzmir'de doğan Dr. Abdullah Sayıner, tıp eğitimini İstanbul Askeri Tıbbiye'de tamamlamış idealist bir hekimdi. Henüz genç bir askeri doktorken yakalandığı tüberküloz (verem) hastalığı, onun hayat yolunu hiç bilmediği bir ilçeye, Buldan'a çevirecekti.

Buldan'a Geliş: Bir Ailenin Kaderi Değişiyor

Buldan'a ilk olarak Abdullah Bey'in ağabeyi, öğretmen Celal Sayıner atanmıştı. Hastalığı nedeniyle malulen emekli olan Abdullah Bey, ağabeyinin tavsiyesi ve Buldan'ın temiz havasının sağlığına iyi geleceği düşüncesiyle ilçeye yerleşti. Kısa süre sonra eczacı kardeşi Settar Sayıner'i de yanına çağırdı; böylece Sayıner ailesi, Buldan'ın sağlık tarihindeki en büyük boşluğu doldurmaya başladı.

Dokuma Tezgahlarından Yükselen Sessiz Çığlık

O yıllarda Buldan halkının neredeyse tamamı el tezgahlarında dokumacılık yapıyordu. Ancak çalışma koşulları çok ağırdı; rutubetli bodrum katlarında, güneş görmeyen ortamlarda çalışan Buldanlılar için verem hastalığı kaçınılmaz bir sondu. Dr. Sayıner, halkın bu çilesini gördüğünde sadece muayene etmenin yetmeyeceğini anladı: Buldan'a modern bir hastane ve sanatoryum gerekiyordu.

"Bir Tek Sigara Parası Verin": 22 Yıllık İnşaat Destanı

Hastanenin inşası 1933 yılında adeta yokluklar içinde başladı. Dr. Sayıner, para bulabilmek için her yolu denedi:

  • Dokumacılar Kooperatifi'nden iplik başına küçük paylar ayırttı.
  • Otobüs bileti ücretlerinden hastane için kesintiler yaptırdı.
  • Halkı "Bir tek sigara parası verin" diyerek bağış yapmaya teşvik etti.

İnşaat süreci tam 22 yıl sürdü. Abdullah Bey, sadece bir doktor değil, aynı zamanda bir amele gibi taş taşıdı, işçilerle birlikte davul zurna eşliğinde Harmandalı oynayarak moral verdi. Köylülerin kireç taşıdığı viraja minnetle "Sazak Köyü Virajı" tabelasını kendi elleriyle astı.

Halkın "Takım Doktorları": Ebe Hanife ve Eczacı Settar

Sayıner'in mirası sadece taş duvarlardan ibaret değildi. Eşi Hanife Hanım'ı, lohusa ölümlerini durdurmak için ebelik kursuna gönderdi; Hanife Ebe, Buldan'ın "Ebe Anası" oldu. Kardeşi Settar Bey ise Buldan'ın ilk eczanesi olan Vatan Eczanesi'ni açtı; fakirlerden ilaç parası almayan, çocuklara ders veren bir halk kahramanı olarak tanındı.

Merhametin Reçetesi

Dr. Sayıner, muayeneye gittiği evlerde önce hastanın yiyecek dolabına bakar, beslenmesinin durumunu kontrol ederdi. Fakir hastaların reçetelerinin içine gizlice para koyar, eczacı kardeşine de bu hastalardan ücret almaması için not düşerdi. Parayı hiçbir zaman sevmedi; hatta bir öğretmenden aldığı muayene ücretini, onun maddi sıkıntıda olduğunu öğrenince sonradan geri iade edecek kadar asildi.

Vefat ve Ebedi İstirahat

Emeklilik yıllarında kısmi felç geçiren ve kalp rahatsızlığı yaşayan hekim, 1958 yılında vefat etti. Vasiyeti üzerine çok sevdiği Buldan'da, tüm halkın gözyaşları arasında toprağa verildi. Oğlu Dr. Orhan Sayıner ve torunu Prof. Dr. Abdullah Sayıner de onun mirasını devralarak göğüs hastalıkları uzmanı oldular.

Mirasa Sahip Çıkmak

Halk arasında "Yukarı Hastane" olarak bilinen Dr. Abdullah Sayıner Göğüs Hastalıkları Hastanesi, bugün hala şifa dağıtmaya devam etmektedir. Buldanlılar, hekimlerinin ismini sadece binalarda değil, hastane kavşağına diktikleri heykeliyle de kalplerinde yaşatmaktadır.

Dr. Abdullah Sayıner, bir doktorun bir şehrin kaderini nasıl değiştirebileceğinin en somut kanıtıdır. Onun hikayesi, Buldan'ın dokuma tezgahlarının tıkırtısı ve hastane yolundaki çam ağaçlarının hışırtısında yankılanmaya devam ediyor.

Paylaş: Facebook WhatsApp